Kayıtlar

Geri Verilen Kız | Kalbime dokunan bir okuma

Resim
    Geri Verilen Kız – Donatella Di Pietrantonio 📚 Bazı kitaplar bitince hemen kapanıp rafa kalkmıyor, bir süre insanın içinde kalıyor… Geri Verilen Kız benim için tam olarak öyle bir kitap oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çeken bir hikâyeydi. En çok da o ait olamama hissi çok geçti bana. Bir yere ait hissetmeye çalışmak, sevilmek istesen de kendini hep biraz yabancı hissetmek… Kitap boyunca bu duygu çok güçlüydü. Annelik, kardeşlik, aile bağları ve insanın kendini arama hali çok güzel işlenmişti. Ama bunu öyle abartılı ya da zorlayıcı bir şekilde değil, çok sade ve doğal bir anlatımla veriyor. Zaten bence kitabın en etkileyici yanı da bu. Cümleler çok süslü değil ama hissettirdiği şeyler gerçekten güçlü. Okurken bazı yerlerde karaktere çok üzüldüm, bazı yerlerde de içindeki kırgınlığı çok net hissettim. “İki yaşayan annesi olan bir yetimdim.” Bazen sadece ne yaşadığını değil, ne hissettiğini de okuyormuş gibi oldum. Bu yüzden kitap bana daha d...

Duygu mu? Mantık mı?

Resim
       Bazılarımız ilişki yaşarken çoğu zaman duygularını ön planda tutuyor, bazılarımız ise mantığını kullanıyor.  Peki her zaman ikisi arasında bir seçim yapmak zorunda mıyız?       Kimi insan alacağı en doğru kararı mantığını kullanarak ulaşabileceğini düşünür. Fakat duyguların bir kenara itildiği ve yalnızca beyni devreye girdiği bir durumda her zaman en doğru kararın verilebileceğini düşünmek çokta doğru değildir. Aynı şekilde sadece duygular ile hareket etmekte etkili bir yöntem olmayacaktır. Yapılması gereken en doğru şey hem mantığın hem de duyguların birlikte kullanılmasıdır.  Mantığınızın duygularınızla, duygularınızın mantığınızla uyumlu hareket etmesi önemlidir.       Genellikle insanlar her şeyin mantı kla çözülebileceğini zanneder. Duygularının esiri olmadıkları için bununla övünürler. Aslında bu doğru değildir. Çünkü her insanın hayattan öğrendiği, tecrübe edindiği şeyler birbirinden farklıdır. Kimi ins...

GEÇMİŞİ GEÇMİŞTE BIRAK

Resim
       Birçok insan geçmiş ile arasındaki bağı koparamaz. Geçmişi düşündükçe orada takılı kalır ve ileriye doğru bakamaz. Çünkü hayatta karşılaşılan olaylar sırtımıza yük gibi gelir ve biz eskiye dönerek geçmişe bakmanın daha kolay olduğunu düşünürüz. Karşımıza çıkan zorluklardan geçmişte odaklanarak kaçmak kolay gelir. Geçmişin  sürekli düşünülmesi, yapılan hataların, değersiz hissettiğiniz zamanların, sürekli düşünülmesine yol açar ve bu durum insanın psikolojisini olumsuz etkileyen bir durumdur. Sürekli geçmişi düşünen geleceğine odaklanamayan insanlar sürekli geçmişinde yaşar.  Geçmişte takılı kalmak şimdiye odaklanmanızı engeller. Gelecek hayatınızı da etkisi altına alır. Bu sebepten dolayı geçmişe takılmaktan kurtulmak hepiniz için en iyisi olacaktır.       Geçmişte olan kötü anılarınıza dalıp gittiğinizde geçmişte olan iyi anılarınızı da düşünmeye başlamalısınız. Her zaman başarısız olamazsınız. iyi anılarınız da muhakkak ki vardı...

SAĞLIKLI ve GÜÇLÜ BİR PSİKOLOJİ İÇİN

Resim
       Günlük hayatta yaşadığınız zorluklar, koşuşturmalar, hayatınızın yoğunluğu, temposu, stresi ruh sağlığınızı olumsuz etkileyebilmekte. İş yaşamındaki sıkıntılar, özel hayatınızda karşınıza çıkan zorluklar ve sorumluluklar psikolojinizi negatif etkiliyor olabilir. Fakat hayatın içerisinde bir denge olmalı, iş yaşamı ve özel hayatınız arasında bir denge kurmalısınız. Ruhsal olarak hissettiğiniz olumsuz duygular fiziksel bir takım sorunlara sebep olabiliyor. Bu yüzden yaşamınızı sağlıklı bir hale getirmek sizin elinizde..       Evet sağlıklı bir beden için sağlıklı bir psikolojiye ulaşmak için; Öncelikle yaşam tarzınızı düzene sokmalısınız . bir yaşayış biçiminiz olmalı. Benim öncelikle önem verdiğim şey güne bir bardak su ile başlamak .. Güne su içerek başlamak hem metabolizmanızı çalıştırır. vücudunuzu temizler ve ayrıca sabah uyanınca su içmek bir çok hastalığın riskini de azaltır.  Günlük yürüyüşünüzü  ya da sporunuzu ihmal etmeyi...

Her Şeyi Kontrol Etmeye Çalışmak

Resim
       Hayatınızda olan her şeyi ve hatta herkesin hayatını kontrol etmeye mi çalışıyorsunuz?  Cevabınız evet ise siz bir kontrol saplantısı olabilirsiniz.      Bazı insanlar kendi ve başkalarının hayatlarını, çevresinde olan olayların gidişatını sürekli olarak kontrol etmek ister.  kişinin her şeyi kontrol etmeye çalışması onun direncinin fazla olduğunu gösterir. hayatta her şeyi kontrol etmek insanı yıpratan ve fazlasıyla yoran bir şeydir.        İnsanlar neden hayatlarındaki her şeyi kontrol etmek ister?      Çünkü fazla mükemmeliyetçidir. Bir işe el atmadığında o işin yarım yamalak olacağını düşünür.     İçten içe korkusu vardır. Hayatlarındaki her şeyi kontrol etmek isteyenler korkularını da kontrol etmek ister ancak korkularını yönetemezler sadece gizleyebilirler.  Kontrol etmek aslında korkudan kaynaklanmaktadır. Fakat bu şekilde davranarak asla bir şey elde edemezsiniz. korku...

Ağlamak güçsüzlük mü?

Resim
     Ağlamak sizce de güçsüzlük mü? İnsanlar gerçekten güçsüz olduğunda mı gözyaşı döker?       Bana kalırsa ağlamak tam tersine güçlü olmak demek. Ben çok duygusal biriyim. Her an her şeye ağlayabiliyorum. Mutlu hissettiğimde, beni üzen en ufak bir şey de, heyecanlandığımda, bir işi başardığımda ya da başarısız olduğumda ağlayabilirim. Hatta korktuğum bir şey de bile hemen gözlerimden yaşlar süzülür. Yeri geldiğinde çevremde ki insanlar neden ağladığıma anlam veremeyip tepki bile gösterebiliyor.       Hatta üniversite sınavına gireceğim yıl o kadar iyi hatırlıyorum ki sürekli ağlıyordum. Çünkü herkes için çok stresli ve telaşlı bir yıl. Başkaları bu durumu çok önemsemez sıradan bir şey gibi karşılar, bazıları stres olur, bazıları öfkelenir sinirlenir çevresine saldırır, bense tüm telaşımı gözlerimden akıttığım birkaç damla yaş ile atabiliyordum. Lise hayatımda olsun üniversite hayatımda olsun sınavlardan yüksek alsam ağ...

İnsanlar Neden Hayatlarında Değişime Kapalıdır?

Resim
     Doğa kendini sürekli yenileyen ve değişen bir süreç içerisindedir. Peki doğa bu kadar yeniliğe açıkken insanlar neden yeniliğe bir o kadar kapalı hale gelmiştir?  İnsanlar neden bu kadar değişime direniş gösterir?    Her insan değişmek ister, fakat istediği kadar da korkar. Çünkü değişim olumsuz bir şeymiş gibi gelir. Değişim sonsuzdur ve bu yüzden insanlar değişikliklerden korku duyduğu için  direnmektedir. Değişim gösterebilen herkes ilerleyebilir, direnç gösterenler ise her zaman gerilemek zorunda kalacaktır.     İnsanlar yeniliklere direnirken, neden direndiklerini bile bilmezler  bazen. Oysa ilk önce bu yeniliğe karşı neden direnç gösterdiklerini, direncin kaynağının ne olduğu bilinmesi gerekir.    Misal, eğer değişmek benim çıkarlarıma uygun değilse, beklentilerimi karşılamayacaksa direnç gösteririm. Ya da  değişim gösterdiğimde sahip olduğum, güç, prestij, kaybetmek istemediğim herhangi bir şeyi kaybedebil...

Fazla Düşünmek (Overthinking)

Resim
     Düşünmek , insanın doğasında vazgeçilmez bir parçadır. Ancak zaman zaman daha fazla düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Fazla düşünmek insanın psikolojisini olumsuz etkiler.  Fazla düşünmek ' overthinking '  aynı şeyleri defalarca düşünerek yorumlamaktır. Çok fazla düşünen insan sadece düşünce de yaşar. Ya geçmişi çok fazla düşünerek pişmanlıklarından sıyrılmak ister ya da geleceği hakkında tahminlerde bulunur. İki durumda da insan olumsuz etkilenir. Çok fazla düşünerek, kendisini mutsuzluğa, kaygılı hissetmeye iter. İş yaşamında ki veriminde, sosyal ilişkilerinde azalmalar yaşanır.   Fazla düşünmek , insanın motivasyonunu düşürür. bir olaya fazla takılarak üstünde çok düşünen insan zamanla daha da olumsuz düşüncelere kapılır.   Herkes zaman zaman bir konu üzerinde fazla düşünür, ancak günlük yaşamını etkiliyorsa orada bir dur denilmesi gerekir.     Fazla düşünmek bazı insanlarda alışkanlık halini almıştır. Geceleri uykunuzda...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yalnızlık Korkusu: Sessizliğin İçindeki Çığlık

✍️ Kendinle Barışmanın Psikolojisi

Kusursuzluğu Aramak