Kayıtlar

kişisel gelişim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Geri Verilen Kız | Kalbime dokunan bir okuma

Resim
    Geri Verilen Kız – Donatella Di Pietrantonio 📚 Bazı kitaplar bitince hemen kapanıp rafa kalkmıyor, bir süre insanın içinde kalıyor… Geri Verilen Kız benim için tam olarak öyle bir kitap oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çeken bir hikâyeydi. En çok da o ait olamama hissi çok geçti bana. Bir yere ait hissetmeye çalışmak, sevilmek istesen de kendini hep biraz yabancı hissetmek… Kitap boyunca bu duygu çok güçlüydü. Annelik, kardeşlik, aile bağları ve insanın kendini arama hali çok güzel işlenmişti. Ama bunu öyle abartılı ya da zorlayıcı bir şekilde değil, çok sade ve doğal bir anlatımla veriyor. Zaten bence kitabın en etkileyici yanı da bu. Cümleler çok süslü değil ama hissettirdiği şeyler gerçekten güçlü. Okurken bazı yerlerde karaktere çok üzüldüm, bazı yerlerde de içindeki kırgınlığı çok net hissettim. “İki yaşayan annesi olan bir yetimdim.” Bazen sadece ne yaşadığını değil, ne hissettiğini de okuyormuş gibi oldum. Bu yüzden kitap bana daha d...

✍️ Kendinle Barışmanın Psikolojisi

Hayatta birçok insanla barışık olmak istiyoruz. Annemizle, eşimizle, arkadaşlarımızla… Ama en çok görmezden geldiğimiz bir barış var: Kendimizle. Kendini sevmek, her zaman “kendini beğenmek” demek değildir. Kendinle barışmak, geçmişinle kavga etmemek, hatalarınla yaşamayı öğrenmek ve eksik yanlarını kabul etmekle başlar. Çünkü gerçek huzur, dışarıdan değil, içeriden gelir. 🍂 Neden Kendimizle Savaş Halindeyiz? Geçmişte yaptığımız hataları unutamıyoruz. Toplumun bizden beklediklerini kendimize dayatıyoruz. Başarıyı, kusursuzluğu ya da onaylanmayı kendimize şart koşuyoruz. Ama aslında… Mükemmel olmadan da değerliyiz. Sevilmeden önce kendimizi sevmemiz gerekiyor. 🧠 Psikolojide Kendini Kabullenme Nedir? Psikolojide buna “öz-şefkat” deniyor. Yani; acı çektiğin zamanlarda kendine anlayış göstermek. Suçlamak yerine, “Ben de insanım” diyebilmek. Bunu başardığında, zihnin savunmayı bırakıyor, kalbin yumuşuyor. Kendine en çok ihtiyacın olduğu an, kendine en çok kızdığın...

Yalnızlık Korkusu: Sessizliğin İçindeki Çığlık

Yalnızlık… Kelimelere döküldüğünde sade gibi duran ama içten içe ruhumuzu kemiren bir duygu. Bazen bir kalabalığın ortasında bile hissedilir. Yanımızda insanlar varken bile içimizi saran o boşluk hissi… Yalnız kalmaktan korkarız çünkü kendi iç sesimizle baş başa kalmak, bastırdığımız duygularla yüzleşmek zor gelir. Yalnızlık korkusu çoğu zaman, terk edilme endişesiyle, sevilmeyeceğimize dair derin bir inançla örülür. Birileri olmazsa eksik kalacağımıza inanırız. Bu yüzden bir şeyler yanlış gittiğinde değil; kimseyle konuşmadığımız bir akşamda, telefonumuz suskun kaldığında, içimize ansızın bir hüzün çöker. “Acaba unuttular mı beni?”, “Kimse gerçekten beni merak etmiyor mu?” diye sormaya başlarız. Ama gerçek şu ki, yalnız kalmak ile yalnız hissetmek farklıdır. Bazen yalnız kalmak, kendini duymak için gereklidir. Çünkü sürekli birileriyle olmak, bazen kendi sesimizi bastırır. Oysa içimizde anlatılmayı bekleyen hikâyeler vardır. Kendiyle kalabilen insan, en derin bağları kurabilir — önce ...

Bir İlişkiyi Yürütebilmek

Resim
     Öncelikle herkese merhabalar... Bu yazımda bir ilişkiyi doğru yürütebilmek için gerekli noktalara değineceğim...      İlk olarak  bireylerin aradaki dengeyi koruması gerekir. Fazla fedakarlık yapmak, onun yapması gereken şeyleri sizin üstlenmeniz, o insanı sorumluluk almaktan kaçıracak ve bir bakacaksınız tüm o sorumlulukların altında siz ezilmişsiniz. Kendinizden ne kadar verirseniz o kadar sevilmeyeceksiniz. Kendinizden verdiğiniz her işin altına kendinizi attığınız da değer kaybedeceksiniz  Ya da ego savaşına girmek, kendini ispatlamaya çalışmak dengeyi bozan durumlardır. Bu sebepten aradaki dengeyi korumak önemlidir. Siz bir adım attığınızda karşınızdaki size bir adım gelmiyorsa kendinizi geri çekmelisiniz. Çünkü her şey bir tahterevallinin iki ucu gibi siz ağır basarsanız aradaki denge bozulur.      İkinci olarak b ir ilişkinin yürüyebilmesi için kendinize ait alanınızın olması çok önemlidir. Hayatınızı sadece birine adama...

Bağımlı Olmak

Resim
,          Kendinize güveniniz ve kendinize duyduğunuz saygı ne kadar az ise hayatınızdaki insanı kaybetmekten bir o kadar korkarsınız. Bu korkular sizi o ilişkiye bağımlı kılar. Zamanla değersizleşir ve bir bakarsınız o korktuğunuz şeyleri yaşar hale gelmişsiniz. Bağımlı hale gelen kişi kendisinden vazgeçer bir başkasına adayarak yaşar hayatını. Tabi buna ne kadar hayat denilirse.  Sırf onu kaybetmemek adına onun istediği her şeyi yapar, asla hayır diyemez, gerekirse özgürlüğünü kısıtlar, onsuz yapamayacağını hissettirir. Çünkü onu yöneten sadece içinde yaşadığı kaybetme korkusudur. Onu bir ihtiyacı gibi görür ve o hayatında olmazsa yerle bir olacağına çok acı çekeceğine inanır. Zamanla hissettiği bu duygular onu bağımlı hale getirir.       Bağımlı hale gelen biri o insanın hayatında önemli bir yere sahip olmaz. Çünkü karşı taraf bilir ki ben ne yaparsam yapayım gitmez, gidemez. Böyle bir düşünce ile ya aldatılma yaşanır ya da o...

Kendine Güven!

Resim
       Kendine güven. Çünkü kendine güvenmeyen birey güven konusunda çevresindekilerle sorun yaşar. Ya hiç kimseye güvenmez ya da herkese güvenir. İlişkisi içerisinde hayatındaki insana, zarar görse dahi, bağımlı olmaktan kurtulamaz. Ya da tam tersine sırf bağlanmamak için ilişki yaşamaktan kaçar. Kendine güvenen birey ne başkalarına bağımlı hale gelir, ne de başkalarının düşünceleriyle hareket eder. Kendine güvenen birey kendine inanır, kendini sever, başkalarına ihtiyaç dahi duymadan mutluluk adına kendi için uğraş verir. Başkalarının düşüncelerine davranışlarına göre hareket etmezler ve kendi düşüncelerini özgürce ifade etmekten de çekinmezler. Fakat kendine güvenmeyen bireyler ise başkalarını mutlu etmek adına kendi inandıklarını, hissettiklerini, düşüncelerini yoksayarak başkalarının düşüncelerini doğru bulur ve kendi savunduklarının bir önemi yoktur onun için. Yalnız kalmak onları ürkütür ve tek başlarına kendilerini işe yaramaz hissederler. Çünkü tek başların...

Başkalarının Penceresinden Hayata Bakabilmek

Resim
       Günümüzde başkalarının penceresinden hayata bakabilme becerisine pek sahip değiliz. "Tok açın halinden anlamaz" , diye bir atasözümüz bile geçmişte atalarımız tarafından bu durum anlatılmıştır. Aslında en çok ihtiyacımızın olduğu fakat asla gerçekleştiremediğimiz bir duygudur. Empati, kendini başkasının yerine koyarak onun içinde bulunduğu durum içerisinde anlamak ve içselleştirmektir. Yargısız, suçlamadan onun hislerini dikkate alarak davranmak çok önemlidir.       İnsanlar karşısındaki insanı dinlerken bile o kadar sabırsız davranır ki, bitirsin de sıra bana gelsin diye dakikalar sayar. Sadece sözde anlıyorum demek yerine onu dinlemek, hissettiklerini paylaşmak ilişkiniz için de iyi olacaktır.       Empati kurabilmek, iletişim becerisine sahip olanların başarabileceği bir eylemdir. İnsan ilişkileri için önemli bir etkinliktir.  İnsanlar dünyaya geldiklerinde empati yetisiyle doğar. Fakat bebek ailesinden gördüğün...

Kendinizi Tanımanız İçin Kendinize Sormanız Gereken Sorular

Resim
        Kendini tanıyor musun? Neye ihtiyacın olduğunu ya da olmadığını biliyor musun? Kendini tanımanın birinci koşulu neye ihtiyacın olup olmadığını bilmektir. İnsanlar hayatları boyunca birçok şey yaparlar. Belki mutlu olarak yaptığı bir şey onu aslında yeteri kadar mutlu etmediğinin farkında bile olmayabilir.       İnsanların kendilerini tanımaları için kendilerine sormaları gereken birkaç soru vardır. Sizlere bu soruları sormak ve cevaplamanızı istiyorum. Bu sorular kendinizi tanımanıza neyi isteyip neyi istemediğinize, neye ihtiyacınızın olduğuna ya da olmadığına yanıt bulmanızı kolaylaştıracak sorular olacaktır.  Sizlere çok beğendiğim bir sözü söylemek istiyorum. “Başkalarını yenen güçlüdür. Kendini yenen ise kahramandır." Lao Tse Kendini tanı ki kahraman ol...      Şimdi başlayalım. 1- Kendini üç kelimeyle nasıl tanımlarsın? 2- Seni tanıyan insanlara kendini sormuş olsaydın, senin için yorumları neler olurdu? 3- S...

Gelişimine Kendini Tanımakla Başla

Resim
          Hayatta çoğu insan neyi sevdiğini, neyi yaparken mutlu hissettiğini, neyden zevk aldığını, ne istediğini, beklentilerini, kendinde olan güçlü ve zayıf yönleri, hayattaki amacının ne olduğunu, yeteneklerini ve becerilerini, kendi değerlerinin neler olduğunu  bilmeden, kendi düşüncelerinin neler olduğunun bile farkında olmadan yaşamlarına devam eder. Hatta fiziksel özelliklerinin bile farkında değillerdir. Fakat insanın kendini tanıması çok önemlidir. Bu yazımda insanın kendini tanımasının neden önemli olduğundan, kendini tanımanın ne gibi faydaları olduğundan bahsedeceğim..     Kendini tanımak sonu olmayan bir okyanus ve sürekli devam eden bir serüvendir.  Kendini tanımak, insanların hayatını kolaylaştırmak, başarılı olmak, kendini gerçekleştirebilmek, fiziksel özelliklerini, becerilerini, zevklerini en önemlisi hayattan neler istediğini ve neler beklediğini bilmek için önemlidir. En sevdiğin şarkıyı, en sevdiğin yemeği, rengi, ...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yalnızlık Korkusu: Sessizliğin İçindeki Çığlık

✍️ Kendinle Barışmanın Psikolojisi

Kusursuzluğu Aramak