Geri Verilen Kız | Kalbime dokunan bir okuma

Resim
    Geri Verilen Kız – Donatella Di Pietrantonio 📚 Bazı kitaplar bitince hemen kapanıp rafa kalkmıyor, bir süre insanın içinde kalıyor… Geri Verilen Kız benim için tam olarak öyle bir kitap oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çeken bir hikâyeydi. En çok da o ait olamama hissi çok geçti bana. Bir yere ait hissetmeye çalışmak, sevilmek istesen de kendini hep biraz yabancı hissetmek… Kitap boyunca bu duygu çok güçlüydü. Annelik, kardeşlik, aile bağları ve insanın kendini arama hali çok güzel işlenmişti. Ama bunu öyle abartılı ya da zorlayıcı bir şekilde değil, çok sade ve doğal bir anlatımla veriyor. Zaten bence kitabın en etkileyici yanı da bu. Cümleler çok süslü değil ama hissettirdiği şeyler gerçekten güçlü. Okurken bazı yerlerde karaktere çok üzüldüm, bazı yerlerde de içindeki kırgınlığı çok net hissettim. “İki yaşayan annesi olan bir yetimdim.” Bazen sadece ne yaşadığını değil, ne hissettiğini de okuyormuş gibi oldum. Bu yüzden kitap bana daha d...

Kendimizi Başkalarıyla Kıyaslamak



    Gün içinde kendinizi başkalarıyla kıyaslarken buluyor musunuz?


    Kendimizi başkaları ile kıyaslamak istemsizce yaptığımız bir davranıştır. Kendimizi genellikle bizlerden iyi olan yada bizlere benzeyen ilgi alanları olan kişilerle kıyaslarız. Sahip oldukları maddi manevi şeylerle, işleriyle, kazançlarıyla, mutluluklarıyla kıyas yaparız. Kıyas yapmak bir anlamda bizleri olumlu etkilerken bir anlamda bakış açımıza göre olumsuz etkiler. Şöyle düşünelim.. Karşımızdaki insan bizden daha iyi şartlarda çalışıyor, daha fazla kazanıyor, mutlu ve hatta sizin olmak istediğiniz konumda. Eğer siz bu durumda kendinizi onunla kıyaslarken olumsuz düşünürseniz bu durumdan negatif etkilenirsiniz. Eğer o insanın yaptıklarından ilham alırsanız, o bunu başarmış neden ben başaramayayım derseniz hayatınız için güzel bir adım atmış olursunuz. 


Günümüzde kendimizi başkalarıyla kıyaslarken sosyal medyanın da etkisinde kalıyoruz. Çünkü artık hayatımızı sosyal medyaya göre şekillendiriyoruz. hayatımızın bir parçası gibi yaşıyoruz. Bu platformlarda başkalarıyla kendimizi kıyaslamamıza izin veriyor. Sosyal medyaya bu kadar maruz kalmamız istemsizce orada gördüğümüz hayatlar ile kendi hayatımızı kıyaslamamıza neden oluyor. Hepimiz hayatımızda ne yaşıyor olursak olalım olumsuz şeyleri sosyal medyamızda paylaşmıyoruz. Herkes hayatının en iyi yanlarını sergiliyor ve bizde herkesin hayatının mükemmel olduğunu sanıyoruz. Çünkü her zaman iyi anlarına tanıklık ediyoruz.  


    Bu durumda dürtülerimiz harekete geçiyor ve o insanlarla kendimizi karşılaştırıyoruz. onların mutluluğuyla, yaşantılarıyla kendi hayatımızı kıyaslıyoruz. Bu durumdan olumsuz etkilenip etkilenmemek sosyal medyayı nasıl kullandığınız ile ilgili. Sadece sosyal medya üzerinden kıyaslama yapmıyoruz. Hayatımızın her anında başkalarıyla kendimizi kıyaslıyoruz. Bu durumdan olumsuz etkilenmemek için sürekli hayatımızdaki eksikliklere odaklanmak yerine kendimizi motive eden olumlu yönlere odaklanmalıyız. Kendimize her gün neler katabiliriz buna odaklanın. Kendimizi başkalarıyla değil sadece kendimizle kıyaslayalım. O zaman başkalarının hayatına odaklanmak yerine kendi hayatımıza odaklanabiliriz.


    Ayrıca kendimizi başkalarıyla kıyaslarsak da bundan ilham alarak yapalım. Bu şekilde kendimizi motive etmiş oluruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yalnızlık Korkusu: Sessizliğin İçindeki Çığlık

✍️ Kendinle Barışmanın Psikolojisi

Kusursuzluğu Aramak