Geri Verilen Kız | Kalbime dokunan bir okuma

Resim
    Geri Verilen Kız – Donatella Di Pietrantonio 📚 Bazı kitaplar bitince hemen kapanıp rafa kalkmıyor, bir süre insanın içinde kalıyor… Geri Verilen Kız benim için tam olarak öyle bir kitap oldu. Daha ilk sayfalardan itibaren beni içine çeken bir hikâyeydi. En çok da o ait olamama hissi çok geçti bana. Bir yere ait hissetmeye çalışmak, sevilmek istesen de kendini hep biraz yabancı hissetmek… Kitap boyunca bu duygu çok güçlüydü. Annelik, kardeşlik, aile bağları ve insanın kendini arama hali çok güzel işlenmişti. Ama bunu öyle abartılı ya da zorlayıcı bir şekilde değil, çok sade ve doğal bir anlatımla veriyor. Zaten bence kitabın en etkileyici yanı da bu. Cümleler çok süslü değil ama hissettirdiği şeyler gerçekten güçlü. Okurken bazı yerlerde karaktere çok üzüldüm, bazı yerlerde de içindeki kırgınlığı çok net hissettim. “İki yaşayan annesi olan bir yetimdim.” Bazen sadece ne yaşadığını değil, ne hissettiğini de okuyormuş gibi oldum. Bu yüzden kitap bana daha d...

Her Şey Yolundaymış Gibi Yapmak Yorar



Bazen bir bakış, bir gülümseme ya da sosyal medyaya koyulan bir fotoğraf… Dışarıdan bakıldığında her şey yolundaymış gibi görünür. Ama içeride, o çok kalabalık sessizlikte, başka bir dünya yaşanıyordur. Sadece senin bildiğin bir yorgunluk, kimsenin fark etmediği bir mücadele.


Güçlü görünmek… Ne büyük bir yük bazen.

“İyiyim.” demek, aslında ne kadar kırıldığını anlatmaktan daha kolay gelir. Çünkü anlatmak açıklama gerektirir, anlaşılmayı bekletir. Oysa susmak kolaydır. Gülümsersin, devam edersin. Herkes seni güçlü sanar. Belki de bu yüzden kimse “Sen iyi misin gerçekten?” diye sormaz.


Ama içten içe yorulursun.

Kendinle baş başa kaldığında, maskeler düşer.

O “iyiyim” dediğin anlar birikir ve bir noktada içinden şu cümle dökülür:

“Keşke biri beni anlamaya çalışsa, anlatmadan.”


Yolundaymış gibi yaparken kendini yolun dışında bulmak ne tuhaf.

İç sesin bağırır ama kimse duymaz.

Çünkü sen, hep “hallederim” diyen kişiydin.

Ama bazen… halledememek de insanca.


Bu yazıyı yazarken kendime de söylüyorum:

Herkesin iyiliğini düşünürken, kendini unutmamalısın.

Biraz yavaşla.

Biraz dur.

Gerçekten iyi olmadığın zaman bunu söyleyebilme cesaretini göster.

Çünkü gerçek iyileşme, her şey yolundaymış gibi yapmaktan değil,

her şey yolunda değil diyebildiğinde başlıyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar